21 Kasım 2017
  • 1.769
  • 2.3635
  • 81.911
 

Akil insanlar listesi Öcalan'a da mı gitti?

Akil insanlar listesinin Abdullah Öcalan'a da ulaştırıldığını kaydediyor.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Kanal D'deki bir programda söylediği "akil insanlar" sözleri gündeme bomba gibi düştü. Akil insanlar listesinde kimlerin olduğu yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Listede Etyen Mahçupyan'dan Prof. Dr. Hayrettin Karaman'a kadar bir çok ismin yer alacağı akil insanlar listesinde çok farklı isimler bulunuyor.

AK Partili yöneticiler, gittikleri yerlerde çözüm sürecini anlatıyor. Akil insanların çözüm sürecine katkısından da bahseden siyasiler, vatandaştan destek istiyor.

Akil adamlar listesinin bölücü başı Öcalan'a gittiği de iddia ediliyor. Haberlere yansıyan iddialara göre Öcalan, akil insanlar listesini okudu.

Zaman Gazetesi yazarı ve Aksiyon Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bülent Korucu, gazetedeki köşe yazısında şunlardan bahsetti:

Çözüm sürecinde en çok tartışılan konuların başında ‘Akil Adamlar’ geliyor.

Her konuyu magazine vurup suyunu çıkarmada pek mahir olan medya tam gaz gidiyor. Mevzuu bilmeyenler popstar yarışmasına jüri arandığını sanabilir. Bizans düşerken meleklerin cinsiyetinin tartışıldığı rivayet olunur, bizde ise akil adamların cinsiyeti ilk gündem maddesi! Milli takıma kendi oyuncusunu seçtirmeye çalışan Futbol kulüpleri gibi heyecanla liste oluşturanlar da gözden kaçmıyor. O kadar çok ve birbirinden alakasız isim uçuşuyor ki, sonunda Milli Piyango’yu göreve çağırıp çekiliş yaptırmak gerekecek.

İş tanımındaki farklılık ya da belirsizlik kakafoniyi kaçınılmaz kılıyor. Kurulacak heyetin ‘iş tanımı’nı yazarak başlanması lazım. İsimlerdeki çokluk ve uyumsuzluğun sebebi, ne yapılacağı konusundaki anlaşmazlık. Akil adamların iş tanımına dair dört farklı senaryo dolaşımda. Birinci grup, heyetin bir özel mahkeme olarak çalışmasını ve yargı erkinin yerine geçmesini bekliyor. Fakat bu ‘özel’ mahkemenin, sadece devletin kulağını çekmesi ve bilhassa güvenlik bürokrasisinden hesap sorması bekleniyor. PKK’nın işlediği cinayetleri gündeme getirmek, süreci sabote etmek olarak şimdiden kayda geçti bile. Zaten bu grubun gönlündeki heyeti, şimdiye kadar PKK’ya sempati/empatiyle yaklaşan isimler oluşturuyor. Yani işe uygun adam seçiyorlar diyebiliriz. İkinci grup; akil adamlara yürütme organı payesi veriyor. Süreci yönetecek olağanüstü yetkili Bakanlar Kurulu tarifi yapıyorlar. Üçüncü grup ise işi daha abartıyor ve iki erki de mündemiç bir yasama organı teklif ediyorlar, farkında olmadan. Birinci Meclis gibi yürütme ve yargı erkini de içinden çıkaran ve Parlamento’ya kanun talimatı veren süpermenler topluluğu öneriyorlar. Parlamenter değil ama Parlamento’ya da ne yapacağını buyuracak akılda olmaları bekleniyor.

Kimse benim dile getirdiğim açıklık ve netlikte taleplerini telaffuz etmiyor. Bazıları söylediklerinin bu kapıya çıkacağını fark etmiyor da olabilir. Ancak söylenenleri tercüme ettiğimde karşımda tebellür eden tablo böyle. Anayasanın ‘hiçbir kimse anayasanın vermediği yetkiyi kullanamaz’ emrine aykırı talepler gırla gidiyor. Dün yine Meclis Başkanı Cemil Çiçek böyle bir öneriyi savuşturmakla meşguldü. Dördüncü gruptakiler ise heyete daha çok sembolik anlamlar yükleyenler. Bunlardan da bir kısmı, meseleyi propaganda faaliyeti biçiminde resmediyor. Daha doğru ifadeyle halkla ilişkiler çalışması ve iletişim stratejisi yönetiminin bir ayağı diyebiliriz. Gözlemciler heyeti olarak resmedenler ve istişare fonksiyonuna vurgu yapanlar gerçekçi ve uygulanabilir tezler olarak görünüyor.

Ne sorusuna cevap bulduktan sonra kim ve nasıl suallerine yönelebiliriz. Adına ister heyet ister komisyon diyelim aranacak ilk şart temsil olmalı. Toplumda karşılığı olan samimiyet ve objektivite konusunda şüphe uyandırmayacak kimlikler tercih edilmeli. Geçmişinden bir toplumsal kavganın izleri bulunmamalı. Makul bir çoğunluk tarafından söyledikleri itibar görmeli. Temsilin önemli bir ayağı çoğulculuk tabii ki. Liberal sol aydınların arzulu tavrı ve medyadaki pohpohlama yanıltıcı olabilir. Halktaki karşılıklarının çıkardıkları sesle orantılı olmadığı biliniyor. Ayrıca sadece Diyarbakır’ı düşünmek de hatalı sonuçlar doğurur. Yozgat, Aydın ve Trabzon da dikkate alınmalı. ‘Bu özelliklere sahip insan bulmak kolay mı?’ dediğinizi duyar gibiyim. Peki, onlardan beklediğimiz iş çok mu kolay?

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bundesliga'nın en iyi 5 golü!



Sitemizdeki yazı, resim ve haberleri her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Görsel Tasarım : INVIVA