24 Ocak 2017
  • 1.769
  • 2.3635
  • 81.911
 

Hanefi Avcı'nın eşinden şok eden bir 'Avcı' itirafı geldi ki! - 21:04

Hanefi Avcı'nın eşine gazeteciler sordu: Hanefi Avcı'nın kitap yazma dönemi nasıl yaşandı? Cevap itiraf niteliğinde.


Zaman yazarından ilginç analiz; Hanefi Avcı'nın kitabının kendisi tarafından yazılmadığını tahmin etmek zor değil. Soru, bu yazarın kim olduğu. Bu kişinin Nedim Şener mi?.. 
 
Zaman yazarı Etyen Mahçupyan bugünkü yazısında, Ergenekon savcılarının Odatv'yi operasyonun merkezinde gördüğünü ve bu sitenin sırf yaptığı yayınlarla değil, yazılmasını 'teşvik' ettiği kitaplarla da dezenformasyon ve manipülasyon yaptığını yazdı.

Muhçupyan, "Hanefi Avcı'nın kitabı bu bağlamda değerlendiriliyor ve en azından bazı bölümlerinin Nedim Şener tarafından yazılmış olduğu düşünülüyor. Ahmet Şık'ın kitabının ise yine en azından bazı bölümleriyle Sabri Uzun tarafından yazılmış gibi piyasaya sunulacak olan bir başka kitabın malzemesi olduğu tahmin ediliyor. İçerik açısından bakıldığında bu kitapların bazı gerçeklere değinirken, aslında daha geniş bir operasyonun mantığına uygun olarak yönlendirme ve saptırma amaçlı oldukları varsayılmış oluyor. Bu mizansenin ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz... Ancak 'doğrudur' demeye ne kadar uzaksak, 'yanlıştır' demeye de en azından o kadar uzak durmak gerek." şeklinde yazdı.

ŞENAY AVCI: KOCAM KİTAP YAZIYORMUŞ, FARKINDA DEĞİLDİM!

Mahçupyan yazısının devamında Hanefi Avcı'nın yazdığı kitapla ilgili şüphelerini şöyle anlattı;

Örneğin televizyondaki bir canlı yayında yaşanmış olan bir olayı hatırlayabiliriz. Hanefi Avcı, bir kitap sergisinde son kitabını imzalıyor ve yanında da eşi oturuyor.

Gazetecilerden biri mikrofonu Avcı'nın eşine uzatarak, kitap yazma döneminin nasıl yaşandığını soruyor. O da mealen şöyle cevap veriyor: "Ben de pek farkında değildim, meğer kitap yazıyormuş..." Bu sahne milyonlarca insanın gözü önünde oldu. Kısacası Avcı'nın kitabının en azından önemli bir bölümünün kendisi tarafından yazılmadığını tahmin etmek zor değil. Soru, bu yazarın kim olduğu... Bu kişinin Nedim Şener olduğunu söyleyecek durumda değiliz, ama savcılığın bu yönde şüphesinin olmasını da yadırgayacak halimiz yok.

Çünkü burada sözünü ettiğimiz kitaplar, 'araştırmacı' gazetecilerin kendi çabalarıyla buldukları, sınadıkları ve açıkladıkları belgelere dayanmıyor. Bunlar toplu halde servis edilen belgeler. Dolayısıyla da bu içerikteki herhangi bir kitabı inceleyerek, belgelerin muhtemel kaynağına gitmek mümkün. Bu noktada yeniden mesafe alarak bakmamız lazım... Kaynağın belirlenebilmesi, savcılığın suç bağlantılarını takip etmesini sağladığı gibi, tam tersine belirli bir grubun toptan suçlanmasına aracı da olabilir. Post Ergenekon durum askerin ve emniyetin içindeki grupların birbirlerine karşı olan mücadeleleri ile şekil alıyor ve eğer bir biçimde bunun parçası olmayı kabul ederseniz gazetecilik mesleğini de fazlasıyla zorlamış oluyorsunuz.

Şener ve Şık, bu çizgiyi aştılar mı bilemeyiz. Ancak aşmadıklarından emin olmak da pek gerçekçi ve sağlam bir konuma işaret etmiyor.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bundesliga'nın en iyi 5 golü!



Sitemizdeki yazı, resim ve haberleri her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Görsel Tasarım : INVIVA