18 Kasım 2017
  • 1.769
  • 2.3635
  • 81.911
 

Zirve Yayınevi Davası'nda sanıktan mahkeme başkanına tehdit: Kafana sıkacağım

Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin davanın görülmesine devam edildi.
Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan 52. duruşmada tutuklu sanık Varol Bülent Aral, mahkeme Başkanı Hayrettin Kısa'yı ölümle tehdit etti.

Duruşmanın işleyişini bozduğu için salondan çıkarılan Aral, mahkeme başkanına hitaben, "Bunun hesabı sorulacak, Hayrettin Kısa, kafana sıkacağım" ifadelerini kullandı.

    Daha sonra savunmasına geçilen tutuklu sanık Ruhi Abat, 850 sayfalık yazılı savunmasını okuyacağını kaydetti. Mahkeme Başkanı, savunmasını 3 gün içinde bitirmesi söyledi. Ancak Abat, savunmasının hafta boyu sürebileceğini açıkladı. Mahkeme başkanı, bu tutumun yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu kaydetti.

    Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 52. duruşmaya müdahil avukatlar Erdal Doğan, Cem Halavurt ve diğer müdahil avukatlar geldi. Zirve Yayınevi'nde öldürülen Alman uyruklu Tilman Geske'nin eşi Suzanna Geske, sanık ve diğer sanık avukatları hazır bulundu. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı duruşmaya, sanıklardan Hamit Çeker ve Salih Gürler, hasta oldukları gerekçesiyle duruşmaya katılmadı. Ergenekon davasında tutuklu bulunan emekli orgeneral Hurşit Tolon da, duruşmaya katılmadı.

    Duruşmanın başında söz alan tutuklu sanık Varol Bülent Aral, mahkemenin taleplerini dikkate almadığını ileri sürdü. Mahkeme Başkanı Hayrettin Kısa, cuma günü talepleri alacaklarını belirterek Aral'a taleplerini cuma günü mahkemeye sunmasını söyleyerek oturmasını istedi. Uyarıya rağmen Aral, konuşmaya devam etti. Mahkeme Başkanı, tutuklu sanık Aral'a konuşmaya devam etmesi halinde duruşma salonundan çıkarılacağı uyarısında bulundu. Aral, buna rağmen konuşmaya devam etmesi üzerine mahkeme başkanı, salonda bulunan jandarmaya Aral'ın salondan çıkarılması talimatını verdi. Jandarma eşliğinde salondan çıkarıldığı sırada Aral, Mahkeme Başkanı Hayrettin Kısa'yı ölümle tehdit etti. Aral, açlık grevine başladığını açıklayarak, "Bunun hesabı sorulacak. Hayrettin Kısa, kafana sıkacağım" tehdidinde bulundu. Salondan çıkarılan Aral'ın bu sözleri tutanağa geçirildi.

    Daha sonra dosyaya gelen evraklar okundu. müdahil avukatlardan Ali Koç'un TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nun darbe raporu ve MİT tarafından Meclis'e gönderildiği ortaya çıkan ihbar mektubunun istenmesini talep eden dilekçesi okundu. TBMM Darbeleri Araştırmaları Komisyonu'na MİT tarafından gönderilen belgeler arasında yer alan 6 sayfalık ihbar mektubunu gönderen kişi Özel Harp Dairesi'nde görevli olduğunu subay olduğunu belirtiyor.

    Dönemin MİT Müsteşarı Emre Taner'e hitaben yazılan ihbar mektubunda "Sayın Emre Taner Bey; Sayın Müsteşar... Ben bir devlet görevlisiyim. Bildiklerimi sizlerle paylaşmak ve kurumunuzun bu bildiklerimi değerlendirmesi suretiyle muhtemel sıkıntılara engel olması düşüncesiyle bu mektubu size yazıyorum. Hrant Dink cinayeti, Danıştay saldırısı, Papaz cinayetleri, Malatya yayınevi baskısı ve daha nice büyük küçük operasyonların ve olayların perde arkasında işlemi planlayan sevk ve idare eden TSK içinde bulunan birim Seferberlik Başkanlığı bulunmaktadır." ifadeleri yer alıyor.

    İhbar mektubuna ilişkin Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) konuşan müdahil avukat Erdal Doğan, bu mektubun MİT, Genelkurmay, Emniyet istihbarat kaynaklarında bu olaylara ilişkin çokça bilgi ve belge olduğunu ancak bunların adli mercilerle paylaşılmadığını ortaya koyduğunu söyledi. Eski MİT kontrterör daire başkanı Mehmet Eymür'ün ihbar mektubunda yer alan beyaz kuvvetler yapılanmasından 2001 yılında bahsettiğini belirten avukat Erdal Doğan, Eymür'ün Atin org isimli internet sitesinde 6 Ocak 2001'de yazdığı yazıda bu yapılanmadan bahsettiğini söyledi. Avukat Doğan, "Eymür beyaz kuvvetleri 6 Ocak 2001 tarihli yazısında Beyaz kuvvetlerden bahsediyor. Ecevit'in hastalığına Genelkurmay'ın gösterdiği ilgiden bahsetmiş yazıda." dedi.

    Avukat Erdal Doğan, Malatya 3. Ağır ceza Mahkemesi'nde Zirve Yayınevi cinayetleri davasının tanığı İlker Çınar'ında Türkiye Ulusal Stratejik Hareketler Dairesi (TUSHAD) bünyesinde faaliyet gösteren yasa dışı yapılanmadan bahsettiğini belirtti. Bu ihbar mektubun İlker Çınar'ın ifadeleri ile örtüştüğünü belirten avukat Doğan, İlker Çınar'da benzer bilgiler vermişti. Bu gelişme İlker Çınar'ın verdiği bilgilerin ne kadar önemli olduğunu, küçümsenemeyeceğini bir kez daha ortaya koydu. Ben emniyet, mit ve askerde bu konularda çok sayıda bilgi ve belge olduğunu düşünüyorum." şeklinde konuştu.

    Duruşmaya tutuklu sanık Ruhi Abat'ın savunması ile devam ediliyor.

    ZİRVE YAYINEVİ DAVASI

    Malatya'da, 18 Nisan 2007'de, Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel, boğazı kesilerek ve bıçaklanarak öldürülmüş, zanlılardan Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker ve Abuzer Yıldırım olay yerinde yakalanmıştı. Sözü edilen davayla ilgili hazırlanan 19 sanıklı ikinci iddianamede, emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un, Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği görevini yürüttüğü 1993 yılında, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekat Dairesi (TUSHAD) isimli gizli bir yapılanmayı, Ergenekon terör örgütünün talimatları doğrultusunda bu örgüte bağlı kurarak, faaliyete geçirdiğinin belirlendiği iddia edilmişti.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bundesliga'nın en iyi 5 golü!



Sitemizdeki yazı, resim ve haberleri her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Görsel Tasarım : INVIVA