18 Ocak 2018
  • 1.769
  • 2.3635
  • 81.911
 

Numan Kurtulmuş: Kürt sorununa siyasi risk ya da rant olarak bakmayız

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Kürt sorununa, siyasi risk ya da rant olarak bakmadıklarını ve "Nerede kalmıştık?" diyerek sorunu çözeceklerini söyledi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Kürt sorununa, siyasi risk ya da rant olarak bakmadıklarını ve "Nerede kalmıştık?" diyerek sorunu çözeceklerini söyledi.
        
        Numan Kurtulmuş, partisince Belediye Konferans Salonu'nda düzenlenen İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada, terör konusunda herkese görev düştüğünü belirtti. Çözüm için her türlü gayretle, güçle çalıştıklarını anlatan Kurtulmuş, Kürt meselesinin çözümünde herkesin kendi vicdanına samimiyetle 'Biz bu meselenin çözümünü istiyor muyuz?' diye sorması gerektiğini söyledi.

        Kurtulmuş, şöyle devam etti: "Cevabını vermese de olur. Biz bu meselenin çözümünü istiyor muyuz, istemiyor muyuz? Ben bunu BDP'liler için de diğer bütün arkadaşlar için de söylüyorum. 30 küsur senedir devam eden, 100 milyarlarca dolar paramıza mal olan, binlerce insanımızın ölümüne sebep olan bir süreçten bahsediyoruz. Ve bunun en büyük yükünü çekmiş olan da bölge halkı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki insanlarımız. Öyle değil mi? Dolayısı ile herkes samimiyetle şu soruya cevap versin. Biz bu sorunun çözülmesini istiyor muyuz, istemiyor muyuz? Biz, bu sorununun çözümünü samimiyetle istiyoruz. Sayın Genel Başkanımızın, Başbakanımızın 'bunun pahası ne olursa olsun, neye mal olursa bunu çözmeye hazırız ve bunu çözmek istiyoruz' şeklindeki iradesi son derece samimidir. Dolayısıyla bu sorunun çözülebilmesi için elimizden gelen her türlü gayretle, güçle çalışıyoruz. Herkesin aynı şekilde elini taşın altına sokması lazım. Herkesin dilini ve elini bu kanlı oyundan çekmesi lazım."

        Terör meselesini hiçbir zaman sadece PKK'dan müteşekkil görmediklerini vurgulayan Kurtulmuş, "Terör uluslar arası bir siyaset malzemesidir. Bütün terör örgütleri maşa olarak kullanılır. Arkalarında birtakım karanlık istihbarat destekleri vardır. Türkiye'de Kürt meselesinin halledilmesi ise siyasi bir sorundur. Bu sadece güvenlik tedbirleriyle önlemez. 30 küsür senedir, bir tarafta 4 bin kişilik terörist grubu, diğer tarafta 700-800 bin kişilik Ordu, Özel Harekat birlikleri ve emniyet mensupları. Burada bir soru işareti yok mu? 30 senedir bu sürecin bitmesini istemeyen güçler var. Terörü ayrı, Müslüman Kürt halkını başka yere koyduk. Müslüman Kürt halkı, aynen Müslüman Türk halkı gibi bu ülkenin çoğunluğunu oluşturur, bu ülkenin bu cumhuriyetin asli unsurlarıdır. Bu devletin bu vatanın esas sahipleridir." diye konuştu.

        Kürt sorununun çözümüne siyasi risk veya rant aracı olarak bakmadıklarının altını çizen Kurtulmuş, "Kürtler konusunda birçok adımlar atıldı. 2009 yılında başlayan Demokratik Açılım sürecinde önemli adımlar atıldı. Ancak 3 sefer bu süreç suistimal ve sabote edildi. Terör örgütüyle her türlü mücadeleyi yaparken, Habur görüntüleri ile savsaklanan, arkasından Oslo görüşmelerinin deşifre edilmesiyle sürece balta vurulmaya çalışılan ve en son milletvekillerinin yolda terör gruplarından insanlarla kucaklaşmasıyla yine berhava edilmeye çalışılan bu sürece rağmen şu iradeden vazgeçmeyeceğiz. Ne olursa olsun 'Nerede kalmıştık?' diyerek bu sürecin tamamlanması için gayret göstereceğiz. Kürt sorununu kim çözerse, bu milletin duasını alır. Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu çözümü yapacak en önemli siyasi liderdir. İnşallah bu çözümü ortaya koyacaktır. Bu soruna siyasi risk ve rant olarak bakmayız. Oy kazanırız oy kazanırız diye düşünmeyiz. Bir tek vatan evladının ölmesinden büyük risk olamaz. Bu memlekette bir tek vatan evladı ölmemesi lazım. Bunun için PKK'nın koşulsuz silah bırakması gerekiyor. Arkasından kalıcı bir barışın, demokratik bir sürecin tamamlanması Türkiye'nin boynunun borcudur." şeklinde konuştu.

        Bir an evvel akan kanın durmasını istediklerini dile getiren Kurtulmuş, aksi halde ülkenin çocuklarının, ülkenin, Kürtler ve Türklerin kaybettiğini, bir takım karanlık odakların ve çevrelerin kazandığını ifade etti.

        "CHP TEK BAŞINA SEÇİME GİRSE YÜZDE 30'DAN FAZLA OY ALAMAZ"

        CHP'nin tek başına girmesi durumunda bile yüzde 30'dan fazla oy alamayacağını savunan Kurtulmuş, "Bizim başarımız durduğumuzun yerin doğru olmasındadır. CHP niçin memlekette iktidar alternatifi olmaz? İki sefer iktidar oldular. İkisi de rahmetli Bülent Ecevit dönemindedir. Ecevit de bugünkü klasik CHP gibi hareket etmediği için oy almıştır. İlki 1973'te yüzde 43 oy aldı. 'Hakça. İnsanca bir düzenle, ezilenle ezen' dediği için oy almıştır. Halkın diliyle konuştuğu için bu oy oranına ulaştı. İkinci yüksek oyu da 'inançlara saygılı laiklik' dediği için son dönemlerinde aldı. Ama ne zaman bunları söyledi millet yüksek oy verdi, ne zaman Merve (Kavakçı) Hanım'a 'Atın bu kadını' dışarı' dedi, bu millet yüzde 22'leri yüzde 1'lere indirdi. CHP'nin iktidar alternatifi olamaması CHP kadrolarının başarısızlığından mı kaynaklanıyor? Hayır. CHP'nin içinde hakikaten çok iyi yetişmiş insanlar var. Hatta bizim camiamıza bütün bürokrasinin kapıları kapalıyken, üniversitelerde bizim camiamıza kapılar kapanırken CHP'nin insanları fanusların içinde özel olarak yetiştirildi. Çok büyük tecrübeler kazandılar. Ama CHP bu şekilde devam ederse, hiçbir partinin seçime girmediği dönemde bile yüzde 30'dan fazla oy alamaz. Sebebi CHP'nin yanlış yerde durmasındadır." ifadelerini kullandı.

        "YENİ ANAYASA EN GEÇ 2015'TE ÇIKAR"
        
        Yeni anayasa çalışmalarına da değinen Numan Kurtulmuş, yeni Türkiye hedefinin tüm hukuki zemini hazırlama mecburiyetinde olduklarını belirtti. Parlamentoda samimiyetle yeni bir anayasa için gayret sarf edildiğini anlatan Kurtulmuş, ancak yeni anayasa konusunda mecliste bir uzlaşı çıkmayacağını öne sürdü.

        Kurtulmuş, "AK Parti olarak milletin istediği anayasayı hazırlıyoruz. Uzlaşı çıkmazsa, diğer partilerdeki arkadaşlarımızdan 'biraz destek verin referanduma gidelim' ricasında bulunacağız. 330'u bulursak referanduma gideriz. Bu referandumda yüzde 58 yetmez, yüzde 70-80 olur. Büyük bir oyla anayasayı çıkartırız. Eğer parlamentodaki diğer partiler bunu da çok görürlerse canları bilir. O zaman 2015 geliyor. 2015'te millete 'bir kere daha destek verin' deriz. Bir daha bu milletin 28 Şubat, 12 Eylül, 12 Mart'a izin vermez. Dolayısıyla istikamet yeni Türkiye'nin inşasıdır. Yeni anayasayı yapmak en önemli adımlarımızdan bir tanesidir." açıklamasını yaptı.

        "CUMHURBAŞKANI MİLLETİN OYLARIYLA SEÇİLECEKTİR"

        Kurtulmuş, Türkiye'nin gelecek 3 yıl içerisinde seçim sürecine gireceğini, bu süreçte vatandaşların belediye başkanlarını, milletvekillerini ve cumhurbaşkanını seçeceğini belirterek, seçimlerin Türkiye'nin gelecek 30 yılına yön vereceğini söyledi.

        En önemlisinin cumhurbaşkanlığı seçimi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, her cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde ve sırasında bir takım işlerin, karanlık icraatların ortaya konulduğunu ileri sürdü.

        1961'de Ali Fuat Başgil'in ensesine silah dayanarak, cumhurbaşkanlığı adaylığından vazgeçirilmeye çalışıldığını savunan Kurtulmuş, "Her Cumhurbaşkanlığı seçiminde 'iyi saatte olsunlar' gündeme girdi ve milletin iradesine rağmen bir takım işler ortaya konulmaya gayret edildi. Şimdi çok şükür, 12 Eylül referandumuyla yapmış olduğumuz anayasa değişikliğiyle bu millet ilk sefer şu kararı veriyor. Artık bundan sonra bu millet kendi oylarıyla, helal oylarıyla seçecektir. Bu, Türkiye için devrim niteliğinde bir adımdır. İnşallah, 2014 yılında Türkiye Cumhurbaşkanı büyük oylarla seçecektir."

        Kurtulmuş, konuşmasının ardından Has Parti İl Teşkilatı'ndan AK Parti'ye geçenlere Ak Parti rozeti taktı. AK Parti İl Başkanı Bülent Tüfenkçi tarafından Kurtulmuş'a kayısı hediye edildi.



 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bundesliga'nın en iyi 5 golü!



Sitemizdeki yazı, resim ve haberleri her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Görsel Tasarım : INVIVA