24 Kasım 2017
  • 1.769
  • 2.3635
  • 81.911
 

Trabzonspor'dan kamuoyuna duyuru - 11:58

Trabzonspor Kulübü "Kamuoyuna Duyuru" adı altında Trabzon'da yayımlanan yerel gazetelere tam sayfa ilan vererek bir açıklama yaptı.


Trabzonspor Kulübü "Kamuoyuna Duyuru" adı altında Trabzon'da yayımlanan yerel gazetelere tam sayfa ilan vererek bir açıklama yaptı.

Trabzonspor Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, sezon değerlendirilirken, medyaya ve siyasilere göndermelerde bulunuldu. "Trabzonspor bu sezon gönüllerin değil, futbolun, çalışmanın, inancın, emeğin, dürüstlüğün şampiyonudur. Bu nedenle kutlanmayı asıl hak eden O'dur" ibaresinin yer aldığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"2010- 2011 sezonunun tamamlanmasının ardından bu dönemle ilgili aşağıdaki değerlendirmenin yapılması uygun görülmüştür.

SEZONUN DEĞERLENDİRMESİ

Trabzonspor Kulübü olarak sezona başlarken dürüst, ilkeli, keyif veren, fair-play duygusuna sahip bir anlayışı yaşama geçireceğimiz yönünde kamuoyuna verdiğimiz sözün arkasında durduğumuza inanıyoruz. Yaklaşık 3 yıllık bir süreçte istikrarını koruyan ve sürekli yenilenen kadromuzun geçen sezon elde ettiği iki önemli kupanın yanı sıra, ligin son haftasında gösterdiği örnek tavır, hedeflerimizi daha yukarıları taşıma sonucunu da beraberinde getirmiştir. Özellikle bu sezon yaşananları gördükten sonra, geçen

yılın son haftasında Trabzonspor'un sergilediği onurlu duruşun ne anlam ifade ettiğini sanırız tarafsız kesimler de daha iyi yorumlamışlardır. Bu yüzden taraftarlarımız takımlarıyla ne kadar övünseler azdır. Trabzonspor 2010-2011 sezonunu başından sonuna kadar aynı çizgide götürmüş, ilk yarıda 42, ikinci yarıda 40 puan toplayarak istikrarlı bir grafik çizmiştir. Toplanan 82 puan seviyesi tarihin en yüksek seviyesini egale etmiştir. Bu tablo, milli takıma verilen oyuncu sayısını da arttırarak takımın marka

değerini daha da yükseltmiştir.

Trabzonspor markasının ve dik duruşunun Türk futbolunun saygınlığı açısından önem taşıdığını düşünüyoruz. Uzun süre sessizliğini koruyan kurumumuz, yarışın normal seyrinden sapmaya başladığı süreçte kendisine yapılan haksızlıkları, saldırıları ve ülke futbolunda gördüğü eksiklikleri dile getirmiş, hiçbir zaman polemik yaratarak, rakiplerle hakemleri etki altına almak adına söylem ve eylemde bulunmamıştır. Ülke futbolunda bu değerlere sahip çıkılması gerekmektedir. Ancak maalesef tam anlamıyla böyle

yapıldığının söylenmesi mümkün değildir. İlk devreyi açık farkla önde tamamlamamızın ardından üzerimize türlü manipülasyonlarla gelinmiş, siyasilerle medyanın belli kesimlerinin dahi taraf göründüğü bir süreç yaşanmıştır.

YAYGIN MEDYANIN ROLÜ

Ligin heyecanın kaybolmaya başladığı yönündeki yorumların ağırlık kazanmasıyla oluşturulan kamuoyu, planlı biçimde aleyhimize kullanılmıştır. Takımın yükünü çeken futbolcularla ilgili sürekli transfer dedikoduları üretilmiş, bunlar gündemi meşgul ederek oyuncuların dikkatlerinin dağılmasına yönelik kullanılmıştır. Ancak futbolcularımız her şeye rağmen işlerine konsantre olmuşlar ve sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirmişlerdir. Yine ilk devrenin ardından gelen başarı, aşırı övgüyle büyütülmüş,

ikinci yarı yaşanan bazı puan kayıplarında yoğun eleştiri bombardımanıyla birlikte Trabzon'un hassas yapısının üzerine gidilmeye çalışılmıştır.

Lig yarışını etkileyen en önemli unsur, özellikle iki takımın başa baş kaldığı dönemlerde yaşanan hakem atamaları ve yanlışlarıdır. Adeta bazı olayların bilerek üzerine gidiliyormuş izlenimi veren görevlendirmeler yapılmış, üstelik bu hakemlerin verdikleri kararlar, oluşturdukları etkiyle, şüpheli bakışların doğrulanması sonucunu doğurmuştur. Nedense hep bir takımın lehine sonuçlar ortaya çıkaran ve aynı hakemlerin farklı maçlardaki benzer pozisyonlara yönelik çelişkili tercihleri, olumsuz tabloyu daha

da güçlendirmiştir. Yarıştığımız kulüp, yaygın medyayı kullanarak kritik maçlarda rakip oyuncular üzerinde baskı ortamı yaratılmasına yol açmıştır. Örneğin Emenike olayı başlı başına incelenmesi gereken bir olayken, yetkili merciler konunun üzerinde bile durmamışlardır.

Meslek etiğini koruması gereken kurum ve kişiler ise bu gelişmelere karşı sessiz kaldıkları gibi, eleştirilerini adalet isteyen taraf üzerinde yoğunlaştırmışlardır. Ortaya atılan ciddi iddialar ve ilişkilerle ilgili olarak ne devletin ne de futbolun yetkili organları hiçbir hareket içerisine girmemişlerdir. Bazı medya organlarıyla mensupları, objektiflik ve tarafsızlık sınırlarını hiçe sayma uğruna yarışta adeta kendilerine görev biçerek taraf olmuş, sürece katkıda bulunmuşlardır.

Bu yaklaşım, her şeyden önce bir takımın taraftarı olanlar dışındaki okuyuculara ve izleyicilere saygısızlıktır. Fenerbahçe'nin şampiyonluğunun ardından yaygın medya övgü yarışına girmiş. Tepeden tırnağa tüm kulüp mensuplarına methiyeler düzmüştür. Elbette bu kurum içerisinde övgüyü hak edenler vardır. Ancak yine Fenerbahçe'nin, soyunma odası basan, hakemlere hakaretler yağdıran, sahaya giren bir de Başkan'ı bulunmaktadır. Haklı söylemlerimiz nedeniyle bize yönelik eleştiriler yapılırken, nedense bu

vasıfları taşıyan kişilere bir tek olumsuz cümle yazılıp, söylenememektedir. Bu korku nedendir? Elim bir kaza geçiren ve hayatı tehlike yaşayan oyuncumuz Gabriç'ten küçük puntolarla bahseden yaygın medya, Fenerbahçeli oyuncuların eşlerine dahi sayfalarında boy boy yer ayırmaktadır. Bu nefretin nedeni nedir? Yaygın medyanın, yıllardır Güneydoğu insanının köşeye sıkıştırılmasının bugün karşımıza çıkardığı sonuçların bir benzerini Trabzonsporlular'a yaşatması ihtimalinin vebalini taşıyıp taşıyamayacağını

sorgulamasının zamanı gelmiştir.

SİYASİLERE MESAJ

Trabzonspor'un yaklaşan seçimler öncesinde siyasiler tarafından propaganda aracı olarak kullanılmasını da doğru bulmadığımızın bilinmesini istiyoruz. Hiç kimse kulüp üzerinden siyasi rant sağlamaya çalışmasın. Trabzonspor hiçbir siyasinin emrinde değildir, aksine siyasilerin tamamı Trabzonspor'un emrinde olmalıdır. Bugün EYOF 2011 nedeniyle otellerde yaşanan doluluk yüzünden Şampiyonlar Ligi Ön Eleme turunda çekeceğimiz kuraya göre aynı tarihlerde maçımızı Trabzon'da oynamamız mümkün görülmemektedir.

Siyasiler kısır çekişmelerinde Trabzonspor'u kullanacaklarına, bu şehre yatırım getirsinler, yeni oteller açmanın yollarını arasınlar.

KADRO YAPISI

Trabzonspor'u bugünlere taşıyan kadro yaklaşık 3 yıldır birlikte oynayan ve sürekli yükselen grafik çizen bir kadrodur. Bu nedenle misyonunu tamamladığını düşünen ya da farklı sebepler öne sürerek ayrılmak isteyen oyuncuların olması da doğal kabul edilebilir. Önemli olan bu değişim sürecinin sağlıklı planlanarak, gelişime yönelik kurgulanabilmesidir.

Bunu başarabilmek adına sezon boyunca yapılan araştırma çalışmalarının sonucunda belirlenen isimlerin kadroya katılması için süratle harekete geçilmiştir. Elimizde her türlü boşluğu doldurabilecek alternatifler mevcuttur. Bu konuda hiçbir taraftarımızın endişeye kapılmasını gerektirecek bir durum yoktur. Transferde çabuk hareket edilmeli ancak aceleciliğin kulübümüzü yanlışa sürüklemesine de izin verilmemelidir.

VAZGEÇİLMEZİMİZ; TARAFTARLARIMIZ

Büyük Trabzonspor taraftarı her zamanki gibi sezon boyunca takımımıza eşi benzeri olmayan bir destek vermiştir. Gerek iç sahada gerekse de deplasmanda oyuncularımıza sürekli güven aşılamıştır. Bu vesileyle kendilerine teşekkürü bir kez daha borç biliyoruz. Elbette şampiyonluğun averajla gelmemesi dünyanın her köşesindeki Trabzonsporlular'ı üzmüştür. Ancak taraftarlarımız bu üzüntüyü dahi gururla içlerinde saklamış, birbirleriyle paylaşarak azaltma yolunu seçmişlerdir. Son maçın ardından sabaha karşı

havaalanına gelen takım şampiyon gibi karşılanmıştır. Hiçbir oyuncumuza tek kelime olumsuz kelime sarf edilmemiştir. Yakın geçmiş hatırlandığında, aslında Trabzonspor'un son dönemde kazandığı en büyük tecrübe ve gelişim budur. İşte bu temel üzerine daha sağlıklı yarınlar inşa edilebilir.

SON SÖZ

Trabzonspor bu sezon gönüllerin değil, "futbolun, çalışmanın, inancın, emeğin, dürüstlüğün" şampiyonudur. Bu nedenle kutlanmayı asıl hak eden O'dur. Saygılarımızla. "

Bundesliga'nın en iyi 5 golü!



Sitemizdeki yazı, resim ve haberleri her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Görsel Tasarım : INVIVA